10 Nisan 2013 Çarşamba

Ben sevişiyorum Kaan:)

Bu öğlen kaçamak yaptım yine. Çok özlemiştim ve 2 haftadır işti, hastalıktı diye benden müsade istiyordu. Daha fazla kaçamadı (benden mi? belki de kendinden) Bu sabah günaydın mesajını görünce içime doğdu. Yine dokundum her yanına. Daşş daşş!

Bahar çok güzel lan! Sevişin!

Konu 2: Game of Thrones'i indirdim demlenedursun, usul usul Apocalps Now'ını izliyorum ustanın. Müziği kullanımına bayıldım öncelikle.  Aneey daha Walking Dead'in son sezonu izlenecek. Çook çalışmam lazım çok!

Konu 3: Instagram'a fena taktım. Günde 10 foto paylaşıp, takip ettiklerimi kontrol ihtiyacı duyuyorum. Ha bi de Film Kulübü var ya okuduğum, yazarı rock yıldızı diil.

5 Nisan 2013 Cuma

Geldi bahar ayları gevşedi gönül yayları

Saatler niye bi saat ileri alındı ki şimdi? Aklım dışarıda. Zaten sevişgengillerdenim. Yapmayın bunu banaa!

İşyerimde Film Kulübü diye bir kitap, evde Orlando'yu okuyorum. Çok büyük beklentiniz olmasın ama Film Kulübü yaklaşık 120 filmi içeren kaynak roman. Bir baba ergen oğlu okulu bırakınca haftada 3 film izleyip tartışma görevi verir ve olaylar gelişir. Baba porno film izlerken oğluyla birlikte olur, eve gelen kız travesti çıkar ikisini de... Durun durun bu kısımlarını uydurdum:))) Daha oralara gelmedim:P

Orlando'nun Haplo olduğunu varsayarak okuyorum:) Müthiş bir edebiyat ziyafeti.

4. akşam oldu ve ben yine Umut Işığım'ı bitiremedim. Sabaha kadar film 3 kez dönüyor kulaklık kulağımda:)))

Frodoo Bagins'le tanıştınız mı? Yeni takipçimi takdim ederim. Okuyun ve yazması için kışkırtın pls! Yakında kendisiyle bir ropörtaj yapacağım. Özlemişsinizdir siz röportajlarımı. Hadi hadi!



4 Nisan 2013 Perşembe

Ne okuyalım? Ne izleyelim?

Hoff! Okuma konusunda biraz tembelleştim. Neredeyse beynim bira göbeği yaptı. Suçlusu da Candy Crush'tır ahan da şuraya yazıyorum. (O da ne ki diyenler hiç bulaşmayın merak da etmeyin) Yani ben yapmadım Mickey işedi! Ama yine de son okuduğum romandan bahsetmek istiyorum.

Umut Işığım diğer adıyla Silver Linings Playbook filmi ile ilgili Mehmet Açar NTV'de Oscar gecesi bir laf etti. "Newyork Bestseller olmuş başarılı bir kitabın sonunda verilen gizi başta açık ederek filme alınması..." diye...
Antenler hemen aldı tabii bu çıkarımı ve o anda emir verdi uşağına: Önce kitabını oku. İyi ki de okudum. Bu yazı işte o "iyi ki de niye önce kitabını oku" sorusuna cevaptır. Bundan sonrası tamamen bununla ilgili. Hey sen blogu kapatabilirsin! Sen sağdaki okuyabilirsin!

Kitap eğlenceli, akıcı ve adı üstünde umut dolu. Psikolojik bir yara ile akıl hastanesinde 4 yılını geçiren bir adamın çıktıktan sonraki bilinç akışı şeklinde yazılmış. Bu bile benim için yeterli. Hal böyle olunca iç dünyası ağırlıklı olan bir eseri aksiyon ve görüntüye aktarmak her zaman yetersizlikle sonuçlanır. Her zaman arızalı tipler, hafıza kaybı, zıtların uyumu gibi konulara erekte olur beynim.

Kitabın en önemli gizinin taa 270. sayfaya saklanması ne kadar güzel. Filmin bunu baştan açıketmesinin anlamı ne kardeşim? Bence kitap iç gerilimini de buradan alıyor. Kendisini okutuyor ve okumayınca özlettiriyor. Özlettirince vicdana posta koyuyor. Posta koyunca kitabı bitirme ihtiyacı duyuyor, bitirince de sifonu çeksen de geriye dönüp haltına bakmadan edemiyorsun.

Gerçi benim başıma şöyle bir şey geldi: "kitaptan 17 sayfa eksik çıktığı gibi, sayfa 240'tan 321'e atlamakta,336'dan 257'ye dönmekte, 321-336 arası sayfalar da mükererrer basılmış görünüyor" (Havuz problemi gibi oldu anasını satiim) Hal böyle olunca kazara sonuna dair bir sayfayı da okumuş bulundum. Allahtan D&R internetten almıştım da değiştirmeyi kabul ettiler.

Filme gelirsek: 3 gece oldu hala bitmedi. İlkinde altyazı senkranizasyonu sorunu idi ama diğerleri tamamen benim iç sorunum. Akil İnsanlar komisyonum olmadığı için içimdeki uykucu adamla uykusuz adam çatışma halinde ve işin kötüsü uykucu adanm laptopu göğsüne, başını yastığa koyup uyuma derdinde. Yani beyimizin ziki daşşana denk!

Jennifer Lawrence candır, o ayrı ama yine de Oscar jürisinin kıçına pire mi kaçtı da bu ödülü verdi diye düşünebilirsiniz. Kendisini 2 yıl öce taptığım kitabın film uyarlamasına çekileceğini duyunca sevmiştim. (Açlık Oyunları) Ama yine de Oscar abartı olmuş.

Sonuç: okuyun daha çok severceksiniz. İzleyin: çok eğleneceksiniz. Hepsini yapın: çok hak vereceksiniz! (Şair olm mübarek peeh!)

O la laaa!...


Bilmem ne kadar vaktim olur, ne kadar tekrar yazma istekliliğini gösteririm ama bir yerinden başlayayım tekrar dedim.

Biraz işler yoğun, biraz da yazmak istemedim sanırım. Merakta olanlar için başlayayım: iyiyim. Moralim de iyi. Trip yapmayacağını vurgulayarak bir ilişkiye başlamıştım ki bitti. Çünkü yine tribe bağladı partnerim. Bir de ne zaman buraya bir ilişkiye başladım desem kısa soluklu oluyor.

Şimdi deli gibi arzuladığım biri var ama ona bağlanmamdan korkuyor sanırım. Bilmiyorum nedir bendeki. Böyle...

Nisan ortalarında ver elini Paris! O la laaa!... Haziran'da Berlin ve Bodrum. Inınını nıııın!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...