8 Ocak 2013 Salı

The Secret Life Of Bees



Zach: Bayan August sizden söz etmişti ama beyaz olduğunuzdan bahsetmemişti
Lily: Belki de farketmemiştir...
.......
Zach: Gerçek her şeyi mahveder diye korkuyorsun. Ama gerçeği öğrenmek işin sadece yarısı. Önemli olan onunla ne yaptığın.
Filmden...

Not: IMDB'ye göre 7, ama bana göre 8.5. İnsanın çine fena oturuyor. Eminim kitabı daha güzedir. 

7 Ocak 2013 Pazartesi

Ve Kazu bir aşka yelken açar...



İnanması zor ama bir aşka doğru sürüklendim dostlar. Son 1 ay içinde malum siteden tanıştığım biriyle yakınlaşmaya başladım. Beklentisizce girdiğim diyalogta karşımda duygusal ama mantıklı, olgun bir şahsiyet görünce ve bana verdiği değeri sezince yelkenlerimi suya indirdim.

Öncelikle resim yapıyor ve şiir yazıyor. Sevecen ve çekici. Evet yüzyüze de görüşme fırsatımız oldu. Her gün de yazışıyoruz. Henüz sarılmak kısmet olmadı ama buse koparmayı becerdim. (Geçen cuma evine bıraktım arabayla.) 35 yaşında, işli-güçlü ve kariyeri için sıkı bir eğitim sürecinde. Siyah saçlı, sakallı bıyıklı, siyah gözlü ama çok güzel bakan biri. Öyle ki kendimi neredeyse dünyanın en yakışıklı erkeği sanacağım. Neyse daha fazla anlatıp nazar değirmeyeyim.

Onun o ince düşünceli halleri beni mest ediyor. Aşktan kaçsam da yavaş yavaş güvene güvene bağlanmak daha sağlıklı görünüyor. Neyse işte bakalım günler ne gösterecek.

2 Ocak 2013 Çarşamba

Kaçıranlar için amme hizmeti/Biscolata Men Ayşe Arman Ropörtajı

Sizin Victoria’s Secret kızlarınız varsa bizim de Biscolata erkeklerimiz var! Ayşe Arman-Biscolata Erkekleri
Şu genç adamların güzelliğine bakar mısınız?
Boy desen var. Pos desen var. Kas desen maşallah.
Beden güzelliğini alana, ruh güzelliği bedava!
Allah sahiplerine bağışlasın! En yaşlısı 33 yaşında. Hepsi dünyanın dört bir tarafından gelmiş, özel seçilmiş modeller.
Onlar Biscolata erkekleri.
Nasıl da tatlılar, nasıl da kaslılar! Kendimi feda ettim, tek tek hepsiyle sizin için söyleşi yaptım. Zannettiğimden çok daha bilgili ve tecrübeli çıktılar. Hepsi uluslararası model. Böyle güzel bir insan türü var. Birkaç ay bir ülkede yaşıyorlar, çekim, reklam… Bitince başka bir ülkeye gidiyorlar. Belki de bu yüzden çok fazla kültür tanıyorlar. Çok fazla dil konuşuyorlar. Yarınları yok. Belli bir hayat planları da. Akışa göre yaşıyorlar. Kampanyayı çok eğlenceli ve yaratıcı. bulmuşlar. Şaşırmışlar da. Türkiye’nin daha konservatif bir ülke olduğunu düşünüyorlarmış. Kadınların yoğun ilgisi de onları şaşırtmış, Twitter’da ve Facebook’ta Türk kızlarından bir dolu evlenme teklifi almışlar. Hele Carlos’u, İstanbul’da yolda yürürken filan durduruyorlarmış. Hepsi halinden çok memnun. Hadi hep birlikte gelin bu genç adamları tanıyalım…
CARLOS MARTIN
Bir kadının önünde soyunamayacak kadar utangacım!
Biscolata erkeklerinin en meşhuru. Kadınlar onun gülüşüne bayılıyor. İspanya’da Madrid yakınlarında bir kasabada doğmuş, ailesi hâlâ orada. Artık o artık bir ‘evsiz’ ya da tüm dünya onun evi. Altı ay New York’ta, sonra tombaladan neresi çıkarsa. Samimi. Tatlı. 33 olduğu için mesleğin yaşlılarından sayıyor kendini,  “Artık baba rolleri teklif ediyorlar” diyor. Öyle ani ünlü olanlardan değil, keşfedilmesi zaman almış
Gerçek mesleğin?
- Bilgisayar programcısıyım.
Beş yıl sonrası için ne planlıyorsun?
- Yarın ne yapacağımı bile bilmiyorum!
Bir erkeğin soyunmasıyla bir kadının soyunması arasında ne fark var?
- Bir kadının soyunması daha seksi. Tabii bana göre.
Bugüne kadar bir kadın için soyundun mu?
- Hayır. Bir kadının önünde soyunamayacak kadar utangacım.
Bu takvimin hangi ayı olmak istersin?
- 3 Ekim’de doğdum, ekim olabilir.
İspanyol olmak, senin için ne ifade ediyor?
- Şu anda kriz demek. Ama aslında ‘tutkulu’ olmak demek.
İlişkilerin uzun sürer mi?
- Üçer yıllık iki ilişkim oldu. Şimdi yeni yeni Amerikalı bir modelle flört ediyoruz. Bakalım.
Nasıl kadınlarla birlikte olmaya tahammül edemezsin?
- Kıskanç kadınlarla. Onların yanında nefes bile alamıyorum. Ama sadık bir erkeğim.
Kadınlarda en çok sevdiğin şey?
- Dürüst olmaları, kendileriyle dalga geçebilmeleri. En önemli şey de konuşabiliyor olmak. Beden dediğin şey yaşlanıyor, geriye konuşmak kalıyor. Konuşamadığım bir kadınla sevişemem de…
Biscolata teklifi nasıl geldi?
- İspanya’dan Brezilya’ya kadar geniş bir coğrafyada Biscolata erkeği olacak birilerini arıyorlardı. Binlerce kişi arasından beni seçtiler. Gülüşümü çok sevmişler. Türkiye’ye geldim. Birinci reklamı çektik. Sonra Facebook, blog’lar, Twitter ve sosyal medya işin içine girdi. İş, acayip büyüdü. İkinci reklamda Flamenko yaptım, halbuki nasıl yapılır hiçbir fikrim yoktu. Yaratıcı ve şaşırtıcı buluyorum bu projeyi. Artık insanlar Türkiye’de beni tanıyor. Yolda yürürken ya da yemek yerken, “Carlos bir fotoğrafını çekebilir miyiz?” diyorlar, hoşuma gidiyor.
Türk kadınları en çok seni beğenmişler…
- Neticede hepimiz Akdenizliyiz. Aynı kan.
Ne zamandan beri modellik yapıyorsun?
- 13 yıldır. Yedi yıldır da uluslararası boyutta.
Alkol, gece hayatı…
- Yok canım. Belki 20’likler öyledir. Ben hemen hemen hiç çıkmam geceleri. Burada birkaç yere gittim, Ortaköy’ü seviyorum.
Hep formda olmak zorunluluğu baskı yaratmıyor mu?
- Yaratıyor ama yapacak bir şey yok, oyunun kuralı bu. Her gün spora gitmek zorundayım.
Biscolata reklamı hayatında neyi değiştirdi?
- Twitter’de ve Facebook’ta binlerce takipçim var. Büyük çoğunluğu Türk. Bana uğur getirdiniz.
KRISTOPHER KRANZ  Kadınları mutlu etmeyi kim istemez!
Amerikalı. 19 yaşından beri modellik yapıyor. Halen 27 yaşında. Minnesota’da bir bahçeye çim ekerken, birinin kendisine baktığını hissediyor. Sonra o biri gelip, “Fotoğrafınızı çekebilir miyim, Calvin Klein’a göndereceğim” diyor. Aklında modellik yok. Ama Allah yürü ya kulum diyor, Calvin Klein’ın yanı sıra, Ralph Lauren ve Valentino’ya da modellik yapıyor.
 Nasıl buldular seni?
- Miami’deydim, teklif geldi, “Tamam” dedim, Küba’ya uçtuk.
Niye kabul ettin?
- Yaratıcı ve eğlenceli geldi. Bir de Küba’yı hiç görmemiştim.
Kadınlar tarafından arzulanmak nasıl bir şey?
- Şahane. Kadınları mutlu etmeyi kim istemez?
Arkadaşların ve ailen ne dediler?
- Çok cool buldular. Ailem için bütün bu modellik maceram çok tuhaf. Ben lisede filan inanılmaz utangaçtım. O kadar ki, yüzümü kaldırıp insanların yüzüne bakamazdım. Kadere bak ki, şimdi hayatımı böyle kazanıyorum.
Kadınlar en çok vücudunun neresine bakıyor?
- Göğsüm ve kollarım galiba.
Kadınların bakışları seni utandırıyor mu?
- Hâlâ kızarıyorum. Elimde değil.
Kadınlar taciz ediyor mu?
- Evet, bir sürü kez başıma geldi. Barlarda. Ya popomu elliyorlar ya da dönüyorum öpüveriyorlar.
Takvimin hangi ayı olmak istersin?
- Nisan.
CEDRIC FRANCIS PATRICK DENUWELAERE
Doğru kadını yanlış yerlerde aradım
Doritos, Swatch, Nivea gibi pek çok tanınan markanın yüzü. Fransız aksanı bile anlaşılmayan bir New Yorklu artık o. Hafif de filozof bir tarafı var. Komplekssiz ve etkileyici.
Senin Biscolata deneyimini dinleyelim…
- Projeye bayıldım. Çok eğlenceli geldi. Budapeşte’de çektik reklamı. Şubatta yayınlanacak. Kadınlar nasıl soyunuyorsa, erkekler de soyunabilmeli! Hele mizahla yapılabiliyorsa daha da eğlenceli…
Senin hikâyen ne?
- New York’ta yaşıyorum, 10 yıldır modellik yapıyorum. Kendimi Fransız değil de, bir New Yorklu gibi görüyorum. Tıp okuyordum, model olmak isteyen bir kız arkadaşıma destek için seçmelere gittim, onu değil beni seçtiler! Dünyanın her tarafından teklifler gelmeye başladı. Birden doktor olmak sıkıcı geldi, tıbbı bıraktım. Annem önce delirdi. Ama şimdi Brad Pitt olduğumu düşünüyor!
Kadınların tacizine uğradın mı?
- Ne yazık ki hayır!
Kadında en tahammül edemediğin şey…
- Kibir.
Uzun ilişkiler?
- Ne yazık ki olamadı. Ama sanırım doğru kadını, yanlış yerlerde aradım.
BRUNO SOARA AMARO
13 yaşında kızlar evlenme teklif ediyor
O, bir ana kuzusu. Dünyanın neresinde olursa olsun, işini bitirip Brezilya’ya ailesine koşuyor. Bazen de annesi onunla birlikte seyahat ediyor. 27 yaşında. Altı yıldır modellik yapıyor. Reklamcılık eğitimi almış. Oyunculuk da yapıyor.
Seni nasıl buldular?
- Brezilya’daki ajansımdan.
Neden kabul ettin? Kadınları mutlu etme düşüncesi mi? Eğlenceli mi geldi? Para için mi?
- Hepsi. Bir de kampanyada yer alan bütün isimler, uluslararası isimler. Hoşuma gitti.
 Kız arkadaş?
- Vardı ama bu hayatta zor. Seninle her yere gelirse olur ama öteki türlü çok zor.
Soyunmak tuhaf bir his mi?
 - Bu benim işim, tişörtümü çıkarınca utanacaksam bu işi nasıl yaparım?
Kızlar seni görüp çığlık atınca, şaşırıyor musun?
- Evet. Bana videolar yolluyorlar. Hatta evlenme teklif edenler var. 13 yaşında küçük kızlar, gülümsüyorum tabii.
Kız arkadaşın için hiç soyundun mu?
- Elbette. Hep o mu soyunacak?
MARIANO NICOLAS MAZZINI
Erkek iktidarı bitti
30 yaşında. Meksika’da yaşıyor ama aslında Arjantinli. Tango seviyor. Fırsat buldukça yapıyor. Kendisini tutkulu ve romantik biri olarak tanımlıyor.
Normal bir reklamda kurabiye ya da çikolata görülür, şimdi sen görünüyorsun. Bu, seni rahatsız ediyor mu?
- Niye etsin? O çikolataları daha çok kadınlar yiyor, o yüzden de erkekler oynuyor reklamda. Kadınları yüceltiyorlar. Fena mı?
Kaç yıldır modellik yapıyorsun?
- 10. Çin, İspanya, Şili, Amerika, dünyanın her yerinde çalıştım.
Gerçek mesleğin?
- Otel yöneticisi ve beden eğitimi hocasıyım. Ama 20 yaşından beri modellik yapıyorum.
Bir erkeğin soyunmasıyla bir kadının soyunması arasında ne fark var…
- Hiçbir fark yok. Erkek iktidarı yıllar önce bitti.
Kadında tahammül edemediğin şey?
- İnişli çıkışlı olmaları, bir mutlular, bir mutsuz.
Kadında en sevdiğin şey?
- Pozitif ve güleryüzlü olmaları.
Bütün reklam filmlerinde kadın kullanılıyor biz tersini yapalım istedik
Şimdi de kadınlara hizmet olarak, bir yılbaşı takvimi hazırlıyoruz. Kadınlara keyif veren, görsel bir şölen. Daha önce yapılmamış bir şey…
TEM Stüdyoları…
İçeri giriyorum, bir kadın enerjisi hâkim.
Biscolata erkeklerinin takvim çekimi.
Portreleriyle ünlü usta fotoğrafçı Mustafa Deniz Seven, Biscolata erkeklerini çekiyor.
Ortalık kadın kaynıyor.
O departmandan, şu departmandan, bu departmandan kadınlar…
Bu stüdyoda karar veren kadınlar.
Güleryüzlü kadınlar, iş bitirici kadınlar, kendilerinden emin kadınlar.
Elif Çoban da onlardan biri.
Daha doğrusu bu kampanyanın arkasındaki beyin.
Şirketin hem sahiplerinden biri hem CEO’su.
Biscolata da, Antepli Şölen firmasının ürünlerinden.
Elif Çoban cesur bir kadın, yenilikçi bir kadın, risk almayı bilen bir kadın. Tek sıfatla söyleyecek olursak, başarılı bir kadın.
Antepli bir ailenin kızı.
7 kardeşler: 5’i erkek, 2’si kız.
Lisede okul birincisi, ODTÜ Ekonomi Bölümü’nden şeref derecesiyle mezun. 13 yıl şirketin ihracat departmanında çalışıyor, yüzün üstünde ülkeye ürünlerini ithal ettikten sonra şirketin CEO’su oluyor.
Tatlı, alçakgönüllü ve komik bir kadın…
Bu Biscolata erkekleri nereden çıktı?
- Bu işe karar verirken, yenilikçi ve sektörde olmayan ürünler üzerine fokuslandık, reklam kampanyamızda da bu çizgimizi sürdürdük. Önce piyasada nerede boşluklar var ona baktık. Kimsenin kullanmadığı, sahiplenmediği alanlar neler? Gördük ki, kadınlara hizmet eden bir marka yok…
Biscolata, tamamen kadınlara mı hizmet ediyor?
- Evet! Elimizde araştırmalar var, çikolatayı ve çikolata gibi haz veren ürünleri daha çok kadınlar tüketiyor. Hayattan keyif ve haz alan, yeniliğe ve değişikliğe açık kadınlar. İşte bizim hedef kitlemiz onlar! Onları yüceltmek ve onore etmek istiyoruz. “Size değer veriyoruz, sizi düşünüyoruz” diyoruz…
O yüzden mi bu hınzırca reklamı yaptınız!
- Kadınlara hoşluk olsun diye yaptık. Hınzır olduğumuz da doğru. Ama şöyle bir gerçek var, bu ürünü kadınlara satıyoruz, kadın koyacak halimiz yoktu! Ayrıca bütün reklam filmlerinde kadın kullanılıyor zaten, biz tersini yapalım istedik. Kadınların hoşuna gidecek, onları gülümsetecek filmler çekiyoruz. Tabii ki provokatif ve baş kaldıran bir yanı var. Çünkü farklı olmak istiyoruz.
İtiraf ediyorum, bir kadın olarak benim de hoşuma gitti. Rollerin değişmiş olması beni çok eğlendirdi…
- Sosyal medya da bayıldı! Kadınlarla erkekler arasında tatlı atışmalar yaşandı, yaşanıyor. Hatta, kadınlar erkeklere, “Sizin Victoria’s Secret kızlarınız varsa bizim de Biscolata erkeklerimiz var!” demeye başladılar.
“Muhafazakâr kesimden eleştirirler mi acaba?” diye çekinmediniz mi?
- Hayır, nitekim olumsuz tepki almadık.
Demek ki kadın, her şart altında kadın!
- Başörtülü kadınlar da beğendi. Zaten bizim reklam stratejimizde cinsellik ön planda değildi…
İyi ama bu adamların üzerinden cinsellik akmıyor mu?
- Akıyorsa, güzel olduklarındandır. O tarafa çekmeyi istemeyiz. Markamızın kimliğinde empati var, erkeğin kadını anlaması var. Her kadın, o romantik dünyada olmak istiyor. Biraz hayal gücü var işin içinde…
Kampanyanızda çıplak erkekler kullanmakla risk aldığınızı düşünmüyorsunuz yani…
- Öyle bir şey olmadı. Çünkü dinimizde, daha çok kadınların kapanmasına yönelik öğeler var. Erkeklerde sınırı aşmadığınız sürece problem de yok.
Peki erkekler itiraz etmedi mi?
- Ha bakın, onlardan itiraz geldi! Bu da sosyal medyada gündem konusu oldu. Erkekler, bir aradayken karılarına, esprili bir şekilde, “Sen bu çıplak erkekleri niye seyrediyorsun!” demeye başladı, onlar da, “E sen o güzel kadınları izlerken iyiydi!” demeye. Güzel atışma oldu. Kısaca, bizim reklamlar, kadınlar tarafından oldukça sahiplenildi.
Peki bu reklamın ticari başarısı ne oldu?
- Yüzde18 gibi yeni bir pazar payı aldık, daha ne olsun? Biz, kuş kondurmak, ezber bozmak için uğraşıyoruz. Ulaştığımız noktadan da çok memnunuz.
Ayşe ARMAN
Son bir kıyak:
Yeni biscolata reklamı için tıklayın:

Biscolata Yakışıklılarının Yeni Yıl Sürpriziii(mutlu yıllar ...

2012'de okuduğum kitaplar


Size 2012'de okuduğum kitaplardan bahsedeceğimi söylemiştim. İşte hatırladıklarım:

KuşkuJeff Abbott
KayıpHarlan Coben
DevletPlaton
Beşinci TüpMichael Palmer
OyunbozanHarlan Coben
Peter İlkesiLaurence J. Peter
Eşek Arısı FabrikasıIain Banks
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ.David Salinger
Şeytanın Sağ EliJohn Saul
Koralin ve Gizli Dünya Neil Gaiman
Locarno DilencisiKleist
DönüşümKafka
GünahkarTess Gerritsen
Beş Sevgi DiliGary Chapman
Zaman ÇarkıKen Grimwood
Atlıkarıncada Bir Tur DahaTiziano Terzani
Gülünesi AşklarMilan Kundera
ESTLuke Rhinehart
ArafSofi Oksanen
Küçük Mucizeler DükkanıDebbie Macımber
Angela'nın Külleri-1Frank Mccourt
Angela'nın Külleri-2Frank Mccourt
Aklından Bir Sayı TutJohn Verdon
Sol AyağımChristy Brown
Yakma ZevkiRay Bradbury
Mahur BesteA.Hamdi Taşpınar
Aşk HikayeleriMine G.Kırıkkanat
Gölge AskerErroll Geraldin
Haberler Bitti, Şimdi Oyun HavalarıJülide Gülizar
Aylak AdamYusuf Atılgan
Kayıp Gül2Serdar Özkan
Unutmakİnci Aral
Son AdaZülfü Livaneli
Kurt Seyt ve ShuraNermin Bezmen
Kurt Seyt ve MurkaNermin Bezmen
Cinsel Yaşam-1Haydar Dümen
Kadınların Aklından Geçen ÖykülerEnver Ercan-İdil Önemli
Erkeklerin Aklından Geçen ÖykülerEnver Ercan-İdil Önemli
Yedinci GünOktay Anar
Gizli Anların YolcusuAyşe Kulin
Bora'nın KitabıAyşe Kulin


Böylecee haytım boyunca okuduğum kitap toplamııı 452'ye ulaşmış gibi görünüyor. Tabbi ödünç alıp adını yazmayı unuttuğum kitaplar beni affetsin.

Bu kitaplar içinde beni en çok etkileyeni dersek sanırım, Zar Adam'ın yazarının elinden çıkma EST diyebilirim. Kitap, 3 günde topluca kişisel dönüşüm yaşayan 300 kadar insanın yaşadoğı süreci anlatıyor. Oldukça enteresan.

Şu an 2 yıldır bitiremediğim ama aslında dilinden son derece zevk aldığım 655 sayfalık Kanatsız Kuşlar var elimde.

1 Ocak 2013 Salı

Benim neyim eksik 2012 yazısı yazanlardan

Baktım da herkesler 2012 hakkında yazmış ben kalmışım ya. Halbukisem neler neler geldi basıma. Lafı daha fazla dolandirip on sevişme ile sizi sıkmadan özetleyelim bakalım.

. İlk kez bloggerlara yüzümü göstermeye cesaret ettim. İyi ki de yaptım. Bı dahaki seneye röntgen filmimi de götürüp icimi de göstermeyi planlıyorum.

. İlk kez günlük hayatımda birine comeout yaptım. İyi ki de yaptım. Her gün telefonlasiyoruz. Zaten eski dostumu şimdi her konuda birbirimize destek veriyoruz.

. İlk kez korku ve gerilim edebiyatı okudum. Ve cok zevk aldım. Elimden bırakamadım. Su an aklımda yok ama size okuduğum kitaplarla ilgili bir yazı yazacağım.

. Tam karşıma oturttugum acayip yakışıklı biri var hayatımda artık. Hetero da olsa guzel insanlar olması ne kadar guzel.

. İlk kez kaymaya gittim ve 12 Ocak'ta yine gideceğim. Yippu! Kar için hafiften kıyafetler alıyorum.

. Spora başladım ve nihayet hayatımın icine sokmayı başardım. Artık dambillarim var evde. Program dahilinde başladım. Bir ara abarttım ya da ısınmadan yaptım sakatlık da yasadım.

. San Petersburg'a gittim ve ilk kez yabancı bir ülkede tek basıma dolaştım ve binlerce fotograf çektim.

. Sevdiğim filmlerin koleksiyonuna başladım.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...