29 Mart 2012 Perşembe

Üfürizmalar-2

Ne kadar diyet yaparsan yap, göbeğin herkesten gizli yediğin kadardır.

Mobydick filminin uncut versiyonunda Mobydick görünmüyor:D

Pi'nin son rakamının günümüz bilgisayarları ile hala ölçülememesine bağlı olarak pipininki de tartışmalıdır.

Motor gücü, Beygir gücü ile ölçülür. Son model bir Jigolo "Motorun" gücü, jetski çabukluğu ve atski uzunluğunun çarpımına göre ölçülür.

NE YAPMAYA ÇALIŞIYORSUN ACUN?

SURVIVOR gibi zamanımı çalıcı, çakma yokluk/açlık/sıkıntı içeren programları izlemem(eye çalışırım. ehehe) Taa ki A.Q. Acun'un (:D) tutup da şovbizinız işini iyi bildiğini kanıtlayan numarasını yapana kadar.

Acun ne yapıyor? Heyecanı dolgu gerilim müzikleriyle pompalasa da başka kanala izleyicilerini kaptırmamak için yarışmacıları giderek daha "fetiş" kişilerden seçiyor. Sonra polemikler, sahte kavgalar bla bla bla... Oraları beni elbette etkilemiyor. Rahatlıkla zaplar giderim. Amaaa....

Seeenn tutup daaa, bischolata baby'leriiii seçer deee, onların göğüs uçlarımızı burnumuza sokarsaaan, beeen dayanamam ki:))) Seni Eşşekler kovalasın Acuuun!

27 Mart 2012 Salı

Blog beni tuttu:)

Blog tutmaya başladıktan sonra,
Sırlarını benimle paylaşan ve bana -sanki bi haltmışım gibi- hemen her gün akıl danışan, eğlenceli bir ufaklığım,
Ne kadar uzakta olursa olsun, ne kadar yüzyüze tanışmamış olursak olalım, zaman zaman dertleştiğim, iyiniyetinden hiç endişe etmediğim, beni yargılamayan bir arkadaşım,
Edebiyat ve sinema konusunda çok şey paylaştığım, ortak noktalarımız olduğunu gördükçe her defasında daha çok sevdiğim bir kitapkurdum,
Beni tanımak için onca yol tepen, sonradan açılan bir arap atım:))
Her gün günaydınıyla içimi ışıtan sabah güneşim oldu.
Blog tutmayı seviyorum, son zamanlarda vakit ayıramadım ama tekrar hafiften ısınıyorum bakalım.

26 Mart 2012 Pazartesi

Atlıkarıncada Bir Tur Daha


"Hayat her şeydir ve her şeyin zıddırdır, şahanedir ve acımasızdır. Çünkü hayat aynı zamanda ölümdür ve acı olmadan haz olamayacağına göre, sıkıntı olamdan mutluluk da olmaz." Tiziano Terzani (A.B.T.D.)

Günümüz büyükşehir insanına tokat gibi gelen bir kitap. Kanserle haşır neşir olduktan sonra kendisiyle yüzleşmek zorunda kalan bir adamın hikayesi. Güzel bir arayış serüveni. Doğu felsefesine bir akış.

Altı çizilecek böylesi çok satır var. Hazal Kaya ile ortaklaşa okuyoruz kitabı. Hazal bitirmiş ve hayatının her alanında kullanmaya başlamış:)))
(Kitap: 654 sayfa ve 200. sayfadayım)

24 Mart 2012 Cumartesi

Açlık Oyunları

Büyük bir açlıkla tükettiğimiz kitaplarını okuyunca işyerindeki arakadaşlar aylar öncesinden filmin çıktığı gün izlemeye gideceğimize söz vermiştik. Öyle de yaptık.

Amma bazı sahnelerde başarılı olsa da kitabın akıcı dili, gerilimi ve anlatmak istediğini vermek için süre yetmemiş gibiydi.

Kasttaki en büyük sorun Peeta üzerinde yoğunlaşıyordu. Salak görünüşlü oğlan en fazla sevimliye dönüşebildi Gale ise beraber izleyen kızlarla gizlibigay'in idolu olup çıkmıştı çoktan:)

Suzanne Colins'in Açlık Oyunları üçlemesini hala okumadıysanız hata ediyorsunuz. Bugüne dek okuduğum en akıcı kitaptı. Ama filmini ehhhhhhhh işte... Çok şey kaybetmezsiniz.

M(eraklılar) İ(çin) M(ünasebetler)

Bigay beni şaapmış, mimlemiş. Mimdelisi olduğumdan ilk fırsatta açıkyüreklilikle döküldüm:

1. Kendini seviyor musun? 
Evet. Bütün olarak değil ama parça parça. Nedir işte gözlerim, göğüslerim, saçlarım, sanatsal yönüm, tenim vs.. Ammaaaaa birileri beni sevince bütün olarak sevesim geliyor ya da kendi yazdıklarımı okuyunca. O zaman diyorum ulan herife bak ne adam. Kendime veresim geliyor:)
2. Yapmaktan hoşlandığın şeyler nelerdir?
Çook. Oyun oynamak. Yani hayatı oyuna çevirip de yaşamaya çalışmak aslında. Oldukça zor ama uyzarırım. Bunca rol ve sorumluluk arasında hele... Film izlemek, okumak, şiir yazmak, resim yapmak ve bunları birilerine hediye etmek, espiri yapmak, öykü yazmak, blog tutmak, yeni programlar indirip kurcalamak, porno izlemek, sevişmek, aşık olmak, boşalmak...(biri bana dur desin nolur)
3. Hedeflerin nelerdir?
Dünyayı gezmek, özgür olduğumu hissetmek, bir kitap yazmak, çok kitap okumak, çok izlemek, bir tiyatro oyununda yer almak olabilir. Eğitimcilik yapmak da bu aralar aklımı çeliyor çünkü anlatmayı ve öğretmeyi severim. Çoğunu düşünmemiştim aslında. İşle ilgili olanları kenara atıp sadece egoma sordum bunlar geldi.

4. Kendini bir cümle ile tanımlayabilir misin?
Yaratıcı ama sıradan hayatı olan,enerjik ama hareket alanı kısıtlı, farklı ama günlük hayatta yansıtmayan, alçakgönüllü ama özgüvensiz gibi görünen, sevecen ama herkese kendini sevdirmeye çalışacak kadar aptal, çelişkiler yumağı.
5. Nefret ettiğin şeyler nelerdir?
İyi niyetimden şüphe edilmesi, karşımdakinin dar bi bakış açısıyla bakması, itici görünmek en nefret ettiğim konuların başında, alay konusu olmak da kıçında gelir(sanırım çok da zikime takmamayı öğrendim)
6. Favori filmin, şarkın, kitabın nedir?
Thin Red Line, Bugün Aslında Dündü ve Ghost
Pashelbell'in Canon Suiti
Hasan Ali Toptaş'ın Uykuların Doğusu

7. İlham aldığın kişiler kimlerdir?
Hasan Ali Toptaş olabilir mesela ama herhangi biri de bende yazma, resim yapma isteği doğurabilir.
8. "Death Note" u sen bulsaydın ne yapardın?
Öyle konularda ödleğimdir pek kıyamam kimselere be:(
Böylece mimin tüm sorularını cevaplamış oluyorum.. Bu Mim'i onegirltwoboy'a ve haplocuk'a paslıyorum.  Biraz da onlar cevaplasın bakalım :)

Oooy oy oy çok şey yazmalıyım

Önce uzun zamandır yazmadığım, neredeyse unuttuğum bi konuda yazalım di mi? Evet biriyle seviştik. Hemi de bi'adam çatlasın : 513 metre uzağımdaki adamla. Gelin ona kısaca 513MUA diyelim, uzaylı adı gibi.

Efenim işe Ipad getirip de fal bakmaktan bıkınca grindr'ın marşına basıp, grinnn grinnn grindrrrrrr diye tam gaz sanal alemlere doğru yelken açıverdim işyerinde. İşyerinde bu işi nasıl yaptın diyeceksiniz? Şeytan girmesin aklına, çekmeceye koyup gizli saklı ayarlayıveriyorsun:)) korkulur benden:P

ISINMA DEVRESİ
Önce yakışıklı kafasızların, kafadan bacaklıların, yarımsuratlıların, eşekarılarınn (suratsız bile değil boyunlarından yukarı yok ya da sadece kafadan ibaret ya da suratının yarısı yok ya da eşekarısı gözü gibi kocaman gözlükler takanlar) arasında dolaştım.

Derken bizim eleman, yani 513MUA "görüşemiyoruz" diye mesaj yazıverdi. Durun buradan sonrasını başka başlıkta anlatalım.

HATIRLAMAK
E o öyle deyince bu da kimdi, ben kimim, burası neresi, ölecek miyim doktor bey diye soruyosun kendiselfine. Derken tuzak sorularla kim olduğunu yavaş yavaş hatırlıyor gibisin. Yine de bi özet bölüm yerine profildir, kıldır, tüydür bilgi tazeliyor e bi resim istiyosun. Anlıyorsun ki o da pek hatırlıyor diil:D

Derken onun çaresizce sana yanaşmalarından niyeti var gibi görünüyor. Niyeti var da neye var? İşte burası ustalık gerektiriyo. Orda ya pat diye soruyosun ya kıyısında dolanıyosun. Bu hikayede 1. yöntem işe yaradı. Ortam da buna uygun olmalı ki biz buluşma noktamızı bile ayarlayıverdik.

HAYAL KISMISI
Bu vakitten sonra abimiz işlerime döneyim modunda kayboluveriyor ki sen de iştesin sen de kayboluyorsun. İleride yaşayacaklarınıza dair hayaller, hallüsinasyonlar ev % 1 oranında kabuslar kuruyorsun. Orası yaratıcılığınıza bağlı. Yani boğazının kesilip adamın parçalar halinde saksı diplerinde mi yaşamalar istersin, zevkten orgazm çığlıkları atmalar mı neler neler... Bu evrede soğuk terler sizi beklerken işe odaklanma dereceniz % 10'lara düşüyor. 1 yıl/40 müsait olduğunuz bi akşama denk geldiği, sevişmeyi özlediğiniz, önceden tanıdığınıza, espirili yaplaşımlarından dolayı sempatik bulduğunuz için kötü fikirleri naapıyoruz, aklımızdan siliyoruz.

ÖLÜ BALIK, UÇAN BALIK VE KAÇAN BALIK
Adamınan sokağın ortasında, herkesin gözü önünde, işyerinize 500 m uzakta buluşup ölü balık gibi el uzatıp gerginliğinizin üstüne fondöten sürüyorsunuz. Deli cesaretinizden dolayı oradan kaçasınız gelse de civciv ürkekliğinizin aksine ağzınızdan bal damlıyor ki zaten elaman da çok alakasız güncel konulardan bahsetmekte. Zaten ses tonu 10 numero yağ gibi, efemine tavırlar nema. Birazcık geveze ama nema problema. Beraberce yürürken uçan balıklar gibi arada bi kaç kere su yüzüne çıkıyorsunuz ama ne kadar yürüdünüz haberiniz yok. Derken bira almayı teklif ediyor. Oha lan alkolik midir nedir derken hala hırlarını ortaya çıkarmak isteyen tellak gibi çaktırmadan sorguluyorsunuz. Hırlı bi tip olduğuna ikna ol(duttur)unca kapısı önünde buluyorsunuz kendiselfiniziii. E girmesen kaçan balık büyük olacak, dalıyorsunuz içeri. Geldik sıradaki başlığa:

KIRMIZI BAŞLIKLI KIZ VE HAİN KURT
Allahtan ki adamamızın 2 göz odası her ne kadar rutubet de koksa derli toplu. Perdeler turuncu, boya hatalarının üzeri dekoratif aynalı:) Size yer gösteriliyor dinleme moduna geçip adamın bitmek tükenmek bilmeyen hayat hikayesindeki tapaj hatalarını düzeltiyorsunuz. 513MUA ballı bi adam. Kariyer sahibi. Kaypak ama güven arayan, görmüş "geçirmiş", yaratıcı bi zat. İlginç takıntıları, fantazileri, deneyimleri ve hazin hikayeleri var ki kimi benimkilere benzer. Adam anlattıkça bu herif kırmızı başlıklı kurt mu hain kuzu mu diye düşünüyorsun. Haa düşünüyorsun da noluyor? hiiç adamın sevişme vaktini bekliyoruz. Bu modeller şöyle çalışıyormuş efenim:
1-Kendinden kısaları zikesi gelirmiş:))
2-2 bira içmeden havaya giremezmiş:))
3-Havaya girince "daatırmış"

Bu interesting herif bi anda ayağa fırlayıp elinizden tutup diğer odaya götürüyor. Ve bir çırpıda soyunuveriyor.

Aaa noldu? Az sonram gelmiş gardaş:D Görüşürüz ehiehi :D (Azmayın oturun oturduğunuz yerde bakiim)

21 Mart 2012 Çarşamba

KOLI KESTIM

NİHHAHAHA! bu seferki gerçek hem de:) Az sonraaaaaaaaaaaaa! (Oh be sıra bana geldi nihayet)

20 Mart 2012 Salı

Üfürizmalar Köşesi

Bugünden tezi yok yeni bi seri patlatiim sonra da bi acılı lahmacun yiyim diyorum ne dersiniz?
İşte ilk üfürizmalarımız:

Sinerji: suyla yağın birleşmesi ile lavobonun giderini tıkama gücüdür.

Kredi "kartı", 18'lik kızları "götüren" 70 yaşlarında bir adamdır.

Para konusunda her zaman geçerli Altın Kural şudur: Altını olan kuralı koyar.-alıntı-

Otobiyografimi yazdım önlü arkalı 2 sayfa tuttu ama mermer üstünde. Okuyan herkes aynı yorumu yaptı: Allah taksiratını affetsin:)

Terlemeden çok para kazanmanın tek yolu, dedenden kalan yalıya klima taktırıp işleri oradan idare etmektir.

GQ dergisinin bu ay çıkan son sayısında 400 erkek arasında araştırma yapmışlar:

% 99 G'yi bilememiş ama Q'yu kuyruk sallayan dişiye benzetmiş

% 99 "metroseksüelim" demeyi becerememiş, % 1'i ise ismini vermeyi reddetmiş.

% 99 bir kere facebook'ta hesap açıp kapatmış. İlk kızarkadaşının evlendiğini görünce anlamsız bulmuş.

KOLİ KESTİM:)

Poor Larry'e sevgilerimi ileterek bugünkü yazıma başlamak istiyorum blogum maydonozum. Şööle bişi oldu: Benim hatun kişim Konya'da bi bisküvi fabrikasını ziyarete gitmiş idi. Oradan da kocaman bi bisküvi kolisiyle dönmüş idi. Ben koliyi beğenmemiştim marka dandik diye. Hatta havaalanından gelirken diğer arkadaşı ile bu markanın dandikliği konusunda uzunca bir geyik çevirmiştik. Bu koliyi de yeğenlere, kuzenlere verririz diye düşünmüştüm.

İşte ben bunu beğenmez beğenmez mutfak masasının üstünde bekletirken hatun kişi uyumuş ben film üstüne filme dalmışken, saatler de 12'yi geçmiş iken birden acıkıverdim. O beğenmediğim koliye yanaşıverdim. Sonra da bi güzel kolinin kurdelasını kesiverdim. Amanin bir de ne göreyim, içi akışkan çikolatalı kekler, çikitoplar mı istersin, gofretler, fıstıklı karamelli çikolatalar mı... Bi götürmüşüm bi götürmüşüm. Kaybetmişim kendimi. 4 gün boyunca gidip gidip yedim.

Derken efendim kaybetmiştim ya hani kendimi hah işte buldum: pazartesi göbüşümü pantolonlara gömleklere sığdıramayıp aynayla kesişiyordum:)))
Poor Larry ile sumo güreşi yapmaya çok hazırım artık:P

9 Mart 2012 Cuma

depreşesim geldi:)

içimden yazmak gelmezse yazmam arkadaş! o kadar gelmeyin üstüme dayılanırım!

geçenlerde bi sunum eğitimi aldım. en çok benimki ilgi çekti. öhömms! çıplak erkek resimleri de koydum itiraf ediyorum:DDDDD güldük fena mı oldu:P

Kafka okuyorum bi yandan -Haplo duymasın- Atlıkarıncada bir tur daha'nın arasına koyup:))

Kafka deyince aklıma Kafkas şekerlemenin karyokaları geldi. bilen bilir. Immmmmmmmmmmmmhhhh!

di mi Depresifim?

operadakidep(ama conidepp) :P
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...